ON SAYAFA

 

Refahiyeli Ve Koylerinden  gidip  Buyuk Sehirlerde  Yasayan   Butun Insanlarimizi  Bu  guzel  Dogamizi ve  kulturumuzu Yasatabilmemiz Icin Yilda  bir kere de Olsa  Kendi Atalarinin Yerlerine Donup  sosyal  yapiyi   ayakta tutmalari icin , davet  edoyorum.Bir gun gelecekki  onlari  yerinde  bulamiya bilir olacaksiniz ?

 

 

Çorbalar: Mercimek, tarhana, fıtı (düğülcek), arpa haşılı çorbası, yayla çorbası, işkembe, paça, ayranlı çorba (yarma), ayranlı kesme çorbası, mercimekli kesme çorbası, herle (un) çorbası, şehriye çorbası, ısırgan çorbası, domates çorbası, evelik çorbası ve sütlü çorba.

Et Yemekleri : haşlama, kızartma, sac kavurma, tas kebabı, ızgara köfte, sulu köfte, güvenç, döner, şiş kebabı, pirzola kebap, özellikle piknikte ve yaylada yapılan et yemekleridir.

Sebze Yemekleri : Pırasa, ıspanak, karnıyarık, musakka, taze fasulye, lahana sarma, evelik sarma, üzüm yaprağı sarma, kuru fasulye, kabak dolma, biber dolma, domates dolma, soğan dolma, madımak kavurma, patates kavurma, kapuska, çılbır, karnabahar, havuç kızartma ve sebzeli kebap.

Karışık Yemekler : Keşkek, mantı, bulgur pilavı, pirinç pilavı, makarna, kuskus ve bubukkodur.

Hamur işleri ve Tatlılar :

Börek Çeşitleri : Katmer, pağaç, kabarcık, bişi, gözleme, beksimet, kömbe çeşitleri, kete, çörek çeşitleri, lahmacun, pide, erişte,

Tatlı Çeşitleri : Kadayıf, baklava, bülbülyuvası, helva, kabak tatlısı, revani, pasta kek, lokma tatlısı, aşure, kalbur hurması, pekmez, kasefe, reçel çeşitleri ve kuşburnu marmelatıdır

.

ÇILBIR
Malzeme:
Domates (l kilo), iki diş sarımsak, su bardağı bulgur, 2 yemek kaşığı yağ, tuz, su.
Domatesler çok bol olarak küçük doğranır. Yağda öldürülür. İçine diğer malzemeler konarak pilavdan gevşek çorbadan katı kıvamında pişirilir. Sıcak servis yapılır.

SIRIN
Taze eğin ekmeği ufak ufak doğranır ve tabaklara 1'er kişilik servis yapılır. Diğer tarafta yoğurt ağır ateşe konarak yavaş yavaş kesilmesin diye karıştırılır. İçine bir kaç tane ekmek atılır. Nane ufalanır. Sonra ekmeklerin üzerine kepçeyle ekmekler ıslanacak kadar yoğurt dökülür. Üzerine kırmızı biberli kızgın yağ gezdirilir. Arzu edilirse yoğurda sarımsak da ilave edilir.

MIHLA
Malzeme :
l kilo kuru soğan, 5 adet yumurta, 250 gr. kavurma, biraz yağ, tuz.
Yapılışı : Kuru soğanlar ayıklanarak ay şeklinde doğranır. Tuzlanarak yağda iyice öldürülür. Kavurması konur sonra geniş ve yayvan bir tepsiye alınarak yayılır. Üzerine istenirse tek tek istenirse çırpılmış olarak yumurta gezdirilir. Fırına verilir, piştikten sonra sıcak servis yapılır.

KEŞKEK
Yapılışı : Etin yağlı yeri veya gerdanı pişirilerek didiklenir. Aşlık bir miktar su ile tencereye konur, arzu edilirse açılmaya bırakılır. Ocağı iyice yıkanıp ayıklanmış olarak pişirilmeye bırakılır. Kısık ateşte devamlı tahta bir kaşıkla karıştırılarak ve ezilerek karıştırılır. Didiklenmiş eti iyice ezilmiş aşlığa ilave edilir. Tuzu atılır. Ateşi daha da kısarak devamlı karıştırılır ve dövülür. Tel tel oluncaya kadar çarpılır. Piştikten sonra indirilir. Tekrar dövülmeye devam edilir. Sonra tabaklara servis yapılarak üzerine kızdırılmış tereyağı konur. Arzu edilirse bal koyarak da yenilebilir. Düğünlerde üzerine kızartmanın suyu ile ve pilavla birlikte servis yapılır.

HIŞİK YAHNİSİ
Taze fasulye ayıklanır ve ikiye kırılarak kurutulur. Kavurma zamanı etin kemikleri hafif etli olarak bırakılır, tuzlanır ve güneşte kurutulur.
Yapılışı : Hışik kaynar suda haşlanarak tazelenir. Kuru kemik kırılarak akşamdan suya konur. Arada bir suyu değiştirilir. Soğan yağda kavrularak salça edilir. Sokaraç yapılır. Kemik ve hışik tuz, su konur pişirmeye bırakılır.

ÇÖKELEK PİYAZI
Çökelek geniş bir kaba konarak içine çok küçük doğranmış salatalık domatesi, biber, taze soğan, varsa taze reyhan, maydanoz, nane konularak karıştırılır. Biraz su ile inceltilir ve zeytinyağı gezdirilir. Ya salata gibi ya da tabaklara alınarak ekmekle yenir.

AYVA KALYESİ
Malzeme :
l kilo ayva, 500 gr. yağlı parça et, l kaşık yağ, l su bardağı kadar toz şeker.
Yapılışı : Et pişirilir. Ay şeklinde doğranmış ayvada haşlanır ve ikisi bir araya alınarak şeker ve su ilavesi ile pişirilir.

PESTİL KAVURMASI
Pestiller 5'er santimlik kareler halinde kesilir ve kopartılır.Yıkanır erimiş ve kızdırılmış yağın içinde çevrilir. Servis tabağına alınır. Üzerine bol dövülmüş ceviz dökülerek ılık olarak yenir.

KURU İNCİR VE KAYISI DOLMASI
Malzeme :
20 adet incir, l kg. kuru kayısı, 150-200 gr. ceviz içi, 2-3 yemek kaşığı toz şeker, 125 gr. yağ.
Yapılışı : İncir ve kaysılar su ile yıkanır, biraz yumuşamaya bırakılır. Diğer taraftan ceviz dövülerek toz şekerler karıştırılır. İncirlerin arası ikiye ayrılarak bu karışım doldurulur. Sonra düz bir kaba istiflenerek üzerine erimiş yağ gezdirilir. Bir miktar da su ilave edilerek incirler yumuşayıncaya kadar pişirilir. Soğuduktan sonra servis yapılır.

YARMA (DÖVME) PİLAVI
Malzeme : 1 kase yarma, biraz kuru fasulye veya nohut, isteğe bağlı küçük doğranmış kuş başı et, tereyağı, çok az salça, tuz ve karabiber.
Yapılışı : Nohut veya kuru fasulyeyi haşlayıp kuşbaşı etleri pişirdikten sonra çok az yağ ile soğanı kavurup sonra etini, salçasını, karabiberini ve yarmayı yıkadıktan sonra yıkadıktan sonra nohut veya fasulyeyi ilave et. Suyunu çeken kadar pişirip tereyağını eritip üzerine dökün.

EĞİN PİYAZI
Malzeme :
3'er adet salatalık ve soğan , 4'er adet sivribiber ve domates, 300 gram süzme yoğurt, 150 gr çökelek peyniri, 1 çorba kaşığı reyhan,tuz.
Yapılış : Domates, salatalık, soğan ve biberleri küçük küçük doğrayın (İncecik kıyılmış gibi olmalıdır.) ve derin bir kaba alın. Üzerine çökelek peyniri ve süzme yoğurdu ekleyin iyice karıştırın. Dilerseniz yıkanmış ve suları alınmış marul yapraklarıyla süsleyip servis yapabilirsiniz...

KÖR DOLMA
Malzeme:
Salamura, Asma Yaprağı,1 Baş Soğan, 100 gr. Kavurma, 1 su bardağı yeşil mercimek
Yapılışı:
Soğan kavrulur, Kavurma ilave edilir, Salamura Asma Yaprakları ince ince kıyılır kavurmaya ilave edilir, sulu yemek kıvamına gelmesi için biraz su ilave edilir. Önceden haşlanmış yeşil mercimek, tuz, karabiber ilave edilip pişirilir. Servis edilmeden önce biraz sirke ile tatlandırılır.

KUZU İÇİ
Karaciğer incecik kıyılıp, tuzlanarak yağda kavrulur. Kuru soğan doğranır yağda öldürülür. Domates veya salça da ilave edilerek öldürülür. Ciğer ilave edilir. İki ölçü su, 1 ölçü bulgur koyarak pilav yapılır. İçine reyhan ve ciğer de konarak pilavı yapılır.

DOLDURMA KABURGA
İç Malzemesi :
Yarım kilo pirinç veya bulgur, iki adet kuru soğan, l avuç reyhan, tuz maydanoz, karabiber, hepsi birden çiğ olarak karıştırılır. Etin içine doldurulur. Üzeri şiş ile birkaç yerinden delinerek içinin pişmesi sağlanır.
Yapılışı : Koyunun boş yeri alınır. (Yağlı yeri tercih edilir) arası açılır. İçine hazırlanmış içten konur. Etrafı iğne iplik ile dikilir. Pişecek kadar su konur. Pişirilir, suyunu çektikten sona iki yana çevrilerek kızartılır. Sonra servis tabağına alınarak iplikleri kesilir. Temizlenir, kesilerek uygun şekil­de servis yapılır. Arzu eden etini içine diderek öyle de yiyebilir.

PIT PIT
Et suyu ile bulgurun ufağı birlikte pişirilir. Koyu bir kıvama gelince ateşten indirilir. Tabaklara konur üzerine tereyağı gezdirilir.
Malzeme : Yarım kilo bulgur, 4-5 bardak su veya et suyu karışımı, biraz tuz, 125 gr. tereyağı.

KENGER YEMEĞİ
Malzeme : 1 dizi kenger, 250 gr. kavurma, 1 yemek kaşığı salça, 1-2 yemek kaşığı yağ, 1l su bardağı haşlanmış barbunya, 1-2 baş kuru soğan, tuz, su.
İlkbaharda çıkan taze kengerler toplanarak iplere dizilir. Dikenleri temizlenir. Kurutulmuş kenger kaynar suda 1-2 saat kadar bekletilerek iyice yumuşatılır. Siyah yerleri ve dikenleri temizlenir. Bol soğuk suda yıkanır. Kavurması daha önceden haşlanmış barbunyası ve kengeri de ilave edilerek biraz da su konarak pişirilir.

Kenger Kavurması
Kengerler taze iken toplanır ve temizlenir. İyice haşlanır, diğer tarafta bol soğan yağda öldürülür, içine 2-3 tane yumurta kırılır. Haşlanmış kengerler de içine konarak pişirilir.

ERİŞTE ÇORBASI
Bir miktar tuzlu su kaynatılır, eriştesi atılır. Kırmızı biber, salça, kavrulmuş kıyma, maydanoz hepsi birden ilave edilerek kaynatılır. (Ayrı bir tencerede) Haşlanan erişte soğuk sudan geçirilerek süzülür. Kaynamakta olan karışıma ilave edilir.
Eriştenin Yapılışı :
Un, yumurta ve tuzla su hepsi birlikte iyice yoğrulur. Ele yapışmayacak hale gelince, hatta biraz da sertçe bir hamur yapılır. Yarım saat dinlendirilir. Bol un serpilerek açılır. Baklava hamuru gibi olana kadar yalnız her inceltilişte bol un serpilir, yoksa yapışır. 4'e 5'e katlanarak ince ince kesilir. Temiz bir bez üzerinde arada bir karıştırmak sureti ile kurutulur. Torbalara konur.

TARHANA ÇORBASI
Tarhananın Yapılışı: 4 ölçü ayrana l ölçü aşlık konarak devamlı karıştırmak suretiyle pişirilir. Tuzu konur, ağzı kapatılır, l gün bekletilir. Ertesi günü temiz bir bez üzerine parça parça konarak güneşte kurutulur.
Tarhana Çorbası: Bir miktar tarhana aşlık ile ıslatılır. Ayrı bir kapta arzu edilirse soğan kavrularak salça ilave edilir. Sonra yumuşamış tarhana ve aşlık daha önceden haşlanarak hazırlanmış nohut veya beyaz fasulye de ilave edilerek tuzu ve suyu da konarak ateşe oturtulur. Arzuya göre acı biber de konabilir daha leziz olur. Sık sık karıştırılarak dibinin tutması önlenir. Koyulaştıkça su ilave edilir ve koyu bir çorba yapılır. Üzerine kuru nane serpilir servis yapılır.

AŞLIK ÇORBASI
Malzemeler :
2 su bardağı aşlık, 5 su bardağı et suyu, l yemek kaşığı yağ, l yemek kaşığı salça, domates, kırmızı biber, yeşil sivri biber, küçük küçük doğranmış l avuç taze fasulye, l su bardağı börülce reyhan, tuz.
Yapılışı : Bütün bu malzemeler karıştırılır. (Yağ, salça, biber daha önceden öldürülerek sokaraç yapılır) 2 taşım kaynatılır, l saat demlenmeye bırakılır. Aşlıklar iyice açılana kadar tekrar pişirilir. Çorba kıvamında olunca indirilir, sıcak servis yapılır.

YOĞURTLU ÇORBA
Malzemeler : Aşlık 500 gr. (4-5 bardak), 1-2 bardak fasulye veya no­hut, 1 kilo yoğurt (daha da bol olabilir), l avuç toz nane, tuz.
Yapılışı : Aşlık ve fasulye önceden iyice pişirilir. Demlenmeye bırakılır, soğutulur. Sonra içine nane ve tuz konmuş yoğurda katılır, karıştırılır. Çok koyu oldu ise yoğurt veya su ile inceltilir. Soğuk servis yapılır. Düğünlerin aranılan çorbalarındandır.

BÖRÜLCELİ ÇORBA
Malzeme : Börülce, barbunya, reyhan, kıyma, taze fasulye, mercimek, yağ, salça, tuz.
Yapılışı : Salça yağda ezilir. Fasulye küçük küçük doğranır. Diğer malzemeler su konularak iyice pişirilir. Sonra reyhan ufalanır sıcak servis yapılır.

 

 

 

 

 

 

 

Köy yaşantısı içinde en köklü geleneklerin başında köy düğünü gelmektedir. Bu yazıda artık unutulmaya yüz tutmuş geleneksel köy düğünü işlenmektedir. Yazını amacı köy düğününün aşamalarını bütün gerçekliğiyle görsel ve işitsel unsurlar (resim, oyun havaları, video) yardımıyla anlatmak ve  analiz etmektir. Geleneksel köy düğünü içerisinde yer alan belli başlı aşamalar şunlardır:

A. Düğün öncesi

1.      Görücülük (Kız – Oğlan Beğenme)

2.      Dünür Gitme[1]

3.      Söz kesme

4.      Şerbet

5.      Nişan

6.      Düğün okuntusu

7.      Çeyizin gitmesi ve sergilenmesi

B. Düğün

1.      Kına gecesi

        a. Kız kınası

    2. Gelin çıkartma

    3. Nikah

    4. Gerdek

C. Düğün sonrası uygulamalar

Geleneksel kesimlerde evlenme çağı veya yaşı değişiklikler göstermektedir. Bazı yerlerde erkekler askerlik dönüşü 21 – 22 yaşları arasında evlenirken bazı yerlerde de 17 – 22 yaş arasında evlenmektedirler. Kızlardaki evlenme çağı da bu yaşlara çok yakındır.  Bizim yöremizde ise erkekler genellikle asker dönüşünde kızlar ise  17 – 20 arasında evlenmektedir. Erkek ile kız arasında genellikle iki veya üç yaş fark olur. Geleneksel görücü usulü ile evlenmede erkek tarafı daha fazla insiyatife sahiptir. Çünkü genelde erkek tarafı gidip kız beğenir ve ister.

 Kız ve Oğlan Beğenme

Evlenme çağına gelen delikanlı ve genç kızlar ailesine evlenme isteğini çeşitli yollarla anlatırlar. Oğlan, evlenme isteğini ilk önce ( varsa ) kız kardeşine yoksa annesine açar. Annesine: “Anne sana bir yardımcı lazım, kaynana olacaksın!” gibi sözlerle bunu ifade eder. Ayrıca evlenme isteğini dolaylı yollardan da gösterebilir. Mesela yenmek üzere getirilen pilavın içine bir kaşığı dik şekilde bırakarak sofradan kalkar. Bu hareketler sonucunda aile bir karara varır. Oğlanın evlenmesinde aile tarafından bir sakınca görülürse bu ona genellikle annesi aracılığıyla anlatılır. Sakıncalar arasında maddi durumlarının iyi olmaması, gencin askerliğini yapıp yapmaması vb. gösterilebilir. (Köyümüzde erkek çocukları genellikle askerliklerini yaptıktan sonra evlendirilir).

Geleneksel köy düğünü içinde ebeveynlerin (anne ve baba) rolü büyüktür. Genç delikanlının; annesi veya kız kardeşi aracılığıyla bir sevdiği olup olmadığı öğrenilir, eğer yoksa annesi gence bir kız bulmaya çalışır. Buna görücü usulü evlilik denir. Görücülüğün aslını, evlenecek erkeğin aile üyeleriyle, akraba ve komşularından seçilen birkaç kadının daha önceden üzerinde durulan veya tanıdıklarınca önerilen kızın evini ziyaret edip, hem kızı yakından incelemeleri, hem de niyetlerini belli etmeleri oluşturmaktadır. Buna ‘kız bakma, görücü çıkma, dünür gezme’ adları  verilmektedir.[2] Bunun yanında köyümüzde; düğünlerde, bayramlarda, toplu ziyaretlerde veya köy içlerinde gençler birbirlerini görüp beğenebilirler.

Çevre köylerden birisinde uygun bir kız bulununca; delikanlının büyükleri kızı görmeye gider. Kız evine gelen dünürcüler hoş sohbet ile söze başlarlar. Kimi zaman kızı görmek için de kız evine gidildiğinde çeşitli bahaneler uydurulur ( kayıp hayvan aramak gibi ). Dünürcülerle birlikte genç delikanlı da kız evine gider. Buradaki amaç ona kız beğendirmektir. Genç delikanlı ancak kendisine soru sorulduğu zaman konuşur. Büyüklerinin yanında konuşmak uygun görülmez.  Eğer kız ve delikanlı birbirlerini bu ilk görmede beğenirlerse, bundan sonra iki taraf da birbirleri hakkında daha fazla bilgi sahibi olmaya çalışır. Genellikle ailenin yakınındaki dostları veya komşuları aracılığıyla karşı taraf araştırılır. Bu araştırmalar sonucunda oğlan tarafı kızı beğenirse, güvenilir bir elçi aracılığıyla kız tarafına haber gönderir. Eğer  kız tarafı da gelen bu elçiye olumlu bir cevap verirse kıza dünür ( kızı istemeye gelmek ) gelinmesini isteyebilir. Aradan fazla zaman geçmeden kıza dünür gidilir. Erkek tarafından dünür gidecek kişi özenle seçilir. Gidecek kişinin kız tarafınca hatırı sayılır biri olması tercih edilir.

Ancak bazen kız tarafı naz yapmak için dünürcüleri kabul etmez. Bir iki ziyaretten sonra kızın verilmemesi de mümkündür. (Köyümüzde dünür gitmek genellikle üç kere olur.) Ancak kızın verilip verilmeyeceği ilk gidilen dünürden sonra belli olur. Çünkü erkek tarafının ilk gitmesinde kız tarafı güler yüzlü, şen bir şekilde davranır, gelen misafirleri çok iyi bir şekilde ağırlarsa bu işin olacağı ortaya çıkar. (Yöreye uygun olarak gelenlere, yün yastıklar verilerek rahat oturmaları sağlanır, ayrıca büyük yün döşekleri serilir. Bu hareketler bu işin zor olmayacağının belirtileridir.) Eğer kız köy içindense istemeye akşam yemeğinden sonra gidilir, aksi taktirde öğlen gidilir.

Gidenler içinden önce bir sözcü seçilir. Bu kişi, kız tarafında konuşulacak her şey için yetkilidir. Genelde de o konuşur. Bu kişiye vekil veya kâhya denir. Kız istemeye gidildiğinde öncelikle genel konular üzerinde biraz sohbet edilir. Daha sonra ise vekil, sözü asıl meseleye getirir ve kimi zaman şu sözlerle isteğini dile getirir:

“Sebepsiz dost köyüne varılmaz, acıkmadan aş yenilmez. Ziyaretimizin sebebi sizden bir gavumluk ( kavimlik ) ummaktır.”

Oğlan tarafı bu sözleri söyledikten sonra susar, sıra kız tarafındadır. Eğer kız tarafının kararı olumsuzsa bunu direk olarak: “Kısmetinizi başka yerde arayın!” gibi ifadelerle karşı tarafa belirtir. “Bundan sonra da misafirlerimize her zaman kapımız açıktır” denilerek ilişkilerin yine normal seyrinde devamı istenir. Ayrıca karar olumsuzsa misafirlere ikramı kızın başka bir kardeşi yapar. Buna ek olarak olumsuz kararın bir göstergesi olarak bazen kız evine gelen misafirlerin ayakkabıları ters konulur. Ancak kız tarafının kararı olumlu ise erkek tarafına: “Siz şimdi gidin, biz bu konuyu kendi aramızda konuşalım, size haber veririz “ derler. Böylece dünür gitmenin ilk aşaması gerçekleşmiş olur.

Aradan belli bir zaman geçtikten sonra dünürcüler tarafından ikinci bir ziyaret olur kız evine. Erkek tarafı kız evine haberci göndererek dünür geleceklerini bildirir. Bazen kız tarafı işi biraz naza dökebilir ve oğlan tarafına: “Siz biraz daha gidip gelin” diye bir tutum sergileyebilir. Bunun üzerine oğlan tarafı evden ayrılır. Bundan sonra bir defa daha kız evi ziyaret edilir ( genellikle toplam üç defa ). Son gidişte söz kesmek için dünürcü heybesine şeker vb. şeyler konur. Söz kesmek için gerekli takılar alınır. Yine kız tarafına haber gönderilir. Bu sefer kız evinde daha ılımlı bir hava vardır. Kız tarafının sözcüsü de burada belli olur. “Çok geldik gittik, sizi rahatsız ettik: Allah’ın emri Peygamber’in kavli ile kızınızı oğlumuza istiyoruz” derler. Bunun üzerine kızın vekili ve babası, anasına bir soralım diyerek evin bir başka köşesine çekilirler. Daha sonra da kızın fikri kızkardeşi veya annesi tarafından öğrenilir. Kızın gönlü varsa, “gönlüm var beni verin” veya “annem babam bilir, onlar ne derse o olur” der. Eğer istemiyorsa yüksek sesle istemediğini belirtir. Kız tarafı, dünürcülerin yanına dönerek kararı bildirir. Eğer karar olumsuzsa “kızımız evlenmeyi düşünmüyor, kısmetinizi başka yerde arayın” der. Cevap olumluysa, “Allah hayırlı uğurlu etsin” gibi bir ifadeyle oğlan tarafına karar bildirilir. Bunun üzerine taraflar birbirlerini kutlarlar.

 

 

Söz Kesme:

Kız isteme işi olumlu sonuçlandıktan sonra sıra söz kesmeye gelir. Dünürcülük ile anlaşan aileler bu birlikteliği daha çok kişinin huzurunda tekrarlamak isterler. Buna söz kesme[3] denir. Bundan sonra oğlan tarafınca şerbet hazırlanır. Şerbetin çok tatlı olmasına dikkat edilir. Çünkü böyle olursa yeni kurulacak ailenin daha mutlu olacağına inanılır. Ayrıca şerbetin herkese sunulmasına da dikkat edilir. Şerbetten sonra herkes, özellikle oğlan tarafının katkılarıyla hazırlanan sofraya buyur edilir.

Söz olayının üstünden belli bir zaman geçtikten sonra oğlan tarafı kız evine gider ve bundan sonraki süreçte neyin, nasıl ve ne zaman yapılacağı kararlaştırılır. Bu ziyarette kız tarafının bir şey isteyip istemediği, düğünde takılacak takılar ve nişan yapılıp yapılmayacağı öğrenilir.

Nişan:[4]

Nişan yapılacaksa nişanın masraflarının çoğunu kız tarafı karşılar, ancak kız tarafı masrafları oğlan tarafı karşılayacak derse mecburen oğlan tarafı bunu kabul eder.  Nişan için hazırlıklar yapılır. Nişandan birkaç gün önce oğlan tarafınca kız alışverişe götürülür. Kızın bütün ihtiyaçları ve nişan yüzüğü alınır. Kızın yakın akrabalarına halayet (hediye) alınır. Kız tarafından da oğlan tarafına genelde nişan yüzüğü alınır. Nişan günü gelen misafirlere yemek ikram edilir ve genellikle davullu zurnalı eğlenceler düzenlenir. Bu amaçla birkaç gün önceden yufka hazırlanır ve koyun/sığır kesilir.

Nişandan  sonra kız ve oğlan ağır yükümlülük altına girmişlerdir. Nişanlı oğlan kız evine sürekli gidip gelemez. Nişanlılık süresinde kesin bir kural yoktur. Bu süre her iki tarafın anlaşmasına bağlıdır. Nişanlıların birbirleri ile görüşmeleri kentlerde olağan karşılanırken, geleneksel kesimde aile üyelerinin izinleri veya yanlarında bulunmaları ile gerçekleşmektedir.[5] Evlilik zamanı gelinceye kadar, geçen bayramlarda, oğlan ve kız birbirine hediyeler götürür.

Bundan sonra düğün hazırlıkları hızla devam eder. Düğüne yaklaşık bir hafta kala kız üstü görülür. Kız alışverişe götürülür ( genellikle ilçeye gidilir ) ve bütün ihtiyaçları karşılanır. Masrafların tamamı oğlan tarafınca karşılanır. Yine, kınaya götürülmek için, kuruyemiş vb şeyler alınır. Ayrıca kızın yakın akrabalarına hediyeler alınır. Bunun yanında o gün içinde resmi nikah da kıyılır.

Fotoğraf: Geleneksel elbiseler giymiş gelin

Kız üstü giydirmek ( elbise giydirmek ):

Bu gelenek; genelde düğünden bir hafta önceki Cuma günü gerçekleştirilir. Oğlanın annesi, bacısı ve yakın akrabaları, yaklaşık altı yedi kişilik bir bayan grubu, kızın evine gider. Kız evi bu gelenlerden haberdardır. Gelenler için yemekler hazırlanır ve misafirlere ikram edilir. Sıra kızın üstünü giydirmeye gelir. Kızın ablası veya yakınlarından bir bayan kızın yüzünü renkli, pullu puşu ile örtükten sonra maniler söyleyerek kızı gurubun ortasına getirir. Burada kıza alınan elbiseler kızın yanındaki bayana verilerek bir başka odada kızın elbiseleri giymesi istenir. Köyde elbise yerine üç peş denilen giysi giydirilir. Bu elbisenin giydirilmesiyle üst giydirme işlemi bitmiş olur. Bu etkinlikte kadınlar kendi aralarında eğlenirler.

 

 

 

 

Fotoğraf: Tamamı yün iplikten yapılmış, geleneksel düğünlerde bele bağlanan kuşak

Kızı eve çağırma ( Davet etme )

            Üstü giydirilen kız düğüne kadar köydeki komşuları tarafından yemeğe davet edilir. Yemeğe gidilen evlerde herkes kendi durumuna göre kıza hediyeler verir. (çorap, yazma, küçük ev aletleri vb.) Bütün bunların yanında düğün hazırlıkları da devam etmektedir. Oğlan ve kız evinde düğünden bir iki gün önce düğün yufkası[6] açılır.

            Köyümüzde eskiden uygulanan ancak şimdi pek görülmeyen bir gelenek de köyün yasını almak[7] ve bunun yanında da okuyuntu[8] dağıtmaktır. ( Bunun yerini günümüzde düğün kartı almıştır ) Oğlanın babası yoksa en yakın akrabalardan biri yanına bir kişi alarak düğünden bir gün önce köyün yasını alır. Bu kişilerden birinde heybe vardır. Heybenin bir gözünde halayet ( hediye ) vardır. Hediyeler genelde: elbiselik, gömlek, çorap, el havlusu vb. olur. Heybenin diğer gözünde ise kınalı şeker olur. Köyde gezilerek oğlanın yakın akrabalarına bu hediyeler dağıtılır ve köylü düğüne davet edilir. Gidilen evlerde kınalı şeker dağıtılır. Ayrıca yakın bir zamanda cenazesi olan komşuya da baş sağlığı dilenerek yası alınmış olur.

 

Fotoğraf: Düğün izleyen kadınlar

Düğün başlamadan, düğün kahyası ( düğün sorumlusu ) belirlenir. Düğün kahyası hatırı sayılı ve ağzı laf yapan bir kişiden seçilir. Çünkü düğünü başından sonuna kadar o idare edecektir. Bayanlardan ise baş düğüşü seçilir. Baş düğüşü ise düğün bitene kadar gelinin tüm sorunlarıyla ilgilenir ve onun yanından hiç ayrılmaz. Bir de bayraktar[9] seçimi vardır. Bu kişi de düğün boyunca bayraktan sorumludur. Bayraktar, düğün alayı kız evine giderken ve gelin getirilirken bayrağı bırakmaz ve sorumluluğunu üstlenir. Bayrağı kaptırmaması en önemli görevidir.

 

Fotoğraf: Düğündeki halk oyunundan bir kesit

Düğün:

Bütün bu hazırlıklardan sonra düğün, oğlan evinde başlar. Köy düğünü, sabah güneşin doğmasından sonra bayrağın evin en yüksek bir yerine asılmasıyla başlar, bu bayrak düğün bitene kadar buradan indirilmez. Kız evine giderken başka bir bayrakla gidilir. Düğünlerimizde genellikle oyun havaları zurna ve davulla çalınır. Ayrıca sazın bulunduğu ortamlar da yok değildir. Oynanan bütün oyunlar genellikle bu iki müzik aletiyle birlikte olur


DÜĞÜNLER-KINA GECELERİ-AĞITLAR-MANİLER

AĞITLAR
Melikşerif düzünü,
Çiçek almış yüzünü
Gidek gelin getirek,
İsak Bey’in kızını.

Oy yandım, yandım gelin,
Aç koynun, dondum gelin

Şemil karakuş oldu,
Aldı dereye daldı,
Ağlama Zeynep Bacı
Çeyizin bana kaldı.

Oy yandım, yandım gelin,
Aç koynun, dondum gelin

Küleği alamadım,
Koyunu sağamadım,
Deli Şamil gelende
Çemberi çalamadım.

Oy niye, niye, niye,
Öldüm yar diye diye,

Görücüler düzüldü,
Zeynep Hanım süzüldü,
Süzülme Zeynep Hanım,
Atlıların düzüldü.

Oy niye, niye, niye,
Öldüm yar diye diye,

Gömüsüler ekili,
Dursun Bey kız vekili,
Dursun Bey, olma vekil,
Seni korlar dikili.

Oy yandım, yandım gelin,
Aç koynun, dondum gelin.

 

 

Düz Halay

Gelin Ağlatma

Gelin Çıkartma

Halay

Hoşbilezik

Misafir Karşılama

Semah

Üç Ayak

 

 

 

 

resimlere yakalanmış tarih

ana sayfa   +   erzincan belgeliği 1888-1988  +   şehir planı   +   erzincan tarihçesi

 


 

1890

 erzincanlı bir asker yeni ek  

1922

 kardeş ve yeğen yeni ek  
1930  havuz başı yeni ek  

1933

 hüseyin bey ve öğrencileri yeni ek  

1933

 okul bahçesi    
1933  davet yeni ek  
1934  erzincan çocukları    
1935  gazi Hakkı bey ve yakınları    
1936  karedeki mutluluk    
1936  piknik yeni ek  
1937  fırat yeşilliklerinde gezi yeni ek  
1937  avlu içi bahçede saz dinletisi yeni ek  
1938  dügün anısı yeni ek  
1941  spor yeni ek  
1947  kır koşusu yeni ek  
1952  askerlik hatırasında baba ve oğul    
1952  dügün anısı yeni ek  
1953  nişan töreni yeni ek  
1964  bayram çocukları yeni ek  
1964  iş Bankası yeni ek  
1964  karlı bahçede güneş    
1965  her yer kar    
1966  tren yolunda uğurlama yeni ek  
1972  Milli egemenlik ve çocuk bayramı yeni ek  
1976  kirlevik Şelalesi yeni ek  
1988  altıntepe