Çorbalar: Mercimek, tarhana, fıtı (düğülcek), arpa haşılı çorbası,
yayla çorbası, işkembe, paça, ayranlı çorba (yarma), ayranlı kesme çorbası,
mercimekli kesme çorbası, herle (un) çorbası, şehriye çorbası, ısırgan
çorbası, domates çorbası, evelik çorbası ve sütlü çorba.
Et Yemekleri : haşlama, kızartma, sac kavurma, tas kebabı, ızgara
köfte, sulu köfte, güvenç, döner, şiş kebabı, pirzola kebap, özellikle
piknikte ve yaylada yapılan et yemekleridir.
Sebze Yemekleri : Pırasa, ıspanak, karnıyarık, musakka, taze fasulye,
lahana sarma, evelik sarma, üzüm yaprağı sarma, kuru fasulye, kabak dolma,
biber dolma, domates dolma, soğan dolma, madımak kavurma, patates kavurma,
kapuska, çılbır, karnabahar, havuç kızartma ve sebzeli kebap.
Karışık Yemekler : Keşkek, mantı, bulgur pilavı, pirinç pilavı,
makarna, kuskus ve bubukkodur.
Hamur işleri ve Tatlılar :
Börek Çeşitleri : Katmer, pağaç, kabarcık, bişi, gözleme, beksimet,
kömbe çeşitleri, kete, çörek çeşitleri, lahmacun, pide, erişte,
Tatlı Çeşitleri : Kadayıf, baklava, bülbülyuvası, helva, kabak
tatlısı, revani, pasta kek, lokma tatlısı, aşure, kalbur hurması, pekmez,
kasefe, reçel çeşitleri ve kuşburnu marmelatıdır
.
ÇILBIR
Malzeme: Domates (l kilo), iki diş sarımsak, su bardağı bulgur, 2 yemek
kaşığı yağ, tuz, su.
Domatesler çok bol olarak küçük doğranır. Yağda öldürülür. İçine diğer
malzemeler konarak pilavdan gevşek çorbadan katı kıvamında pişirilir. Sıcak
servis yapılır.

SIRIN
Taze eğin ekmeği ufak ufak doğranır ve tabaklara 1'er kişilik servis
yapılır. Diğer tarafta yoğurt ağır ateşe konarak yavaş yavaş kesilmesin diye
karıştırılır. İçine bir kaç tane ekmek atılır. Nane ufalanır. Sonra
ekmeklerin üzerine kepçeyle ekmekler ıslanacak kadar yoğurt dökülür. Üzerine
kırmızı biberli kızgın yağ gezdirilir. Arzu edilirse yoğurda sarımsak da
ilave edilir.

MIHLA
Malzeme : l kilo kuru soğan, 5 adet yumurta, 250 gr. kavurma, biraz yağ,
tuz.
Yapılışı : Kuru soğanlar ayıklanarak ay şeklinde doğranır. Tuzlanarak
yağda iyice öldürülür. Kavurması konur sonra geniş ve yayvan bir tepsiye
alınarak yayılır. Üzerine istenirse tek tek istenirse çırpılmış olarak
yumurta gezdirilir. Fırına verilir, piştikten sonra sıcak servis yapılır.

KEŞKEK
Yapılışı : Etin yağlı yeri veya gerdanı pişirilerek didiklenir. Aşlık
bir miktar su ile tencereye konur, arzu edilirse açılmaya bırakılır. Ocağı
iyice yıkanıp ayıklanmış olarak pişirilmeye bırakılır. Kısık ateşte devamlı
tahta bir kaşıkla karıştırılarak ve ezilerek karıştırılır. Didiklenmiş eti
iyice ezilmiş aşlığa ilave edilir. Tuzu atılır. Ateşi daha da kısarak
devamlı karıştırılır ve dövülür. Tel tel oluncaya kadar çarpılır. Piştikten
sonra indirilir. Tekrar dövülmeye devam edilir. Sonra tabaklara servis
yapılarak üzerine kızdırılmış tereyağı konur. Arzu edilirse bal koyarak da
yenilebilir. Düğünlerde üzerine kızartmanın suyu ile ve pilavla birlikte
servis yapılır.

HIŞİK YAHNİSİ
Taze fasulye ayıklanır ve ikiye kırılarak kurutulur. Kavurma zamanı etin
kemikleri hafif etli olarak bırakılır, tuzlanır ve güneşte kurutulur.
Yapılışı : Hışik kaynar suda haşlanarak tazelenir. Kuru kemik
kırılarak akşamdan suya konur. Arada bir suyu değiştirilir. Soğan yağda
kavrularak salça edilir. Sokaraç yapılır. Kemik ve hışik tuz, su konur
pişirmeye bırakılır.

ÇÖKELEK PİYAZI
Çökelek geniş bir kaba konarak içine çok küçük doğranmış salatalık
domatesi, biber, taze soğan, varsa taze reyhan, maydanoz, nane konularak
karıştırılır. Biraz su ile inceltilir ve zeytinyağı gezdirilir. Ya salata
gibi ya da tabaklara alınarak ekmekle yenir.

AYVA KALYESİ
Malzeme : l kilo ayva, 500 gr. yağlı parça et, l kaşık yağ, l su bardağı
kadar toz şeker.
Yapılışı : Et pişirilir. Ay şeklinde doğranmış ayvada haşlanır ve
ikisi bir araya alınarak şeker ve su ilavesi ile pişirilir.

PESTİL KAVURMASI
Pestiller 5'er santimlik kareler halinde kesilir ve kopartılır.Yıkanır
erimiş ve kızdırılmış yağın içinde çevrilir. Servis tabağına alınır. Üzerine
bol dövülmüş ceviz dökülerek ılık olarak yenir.

KURU İNCİR VE KAYISI DOLMASI
Malzeme : 20 adet incir, l kg. kuru kayısı, 150-200 gr. ceviz içi, 2-3
yemek kaşığı toz şeker, 125 gr. yağ.
Yapılışı : İncir ve kaysılar su ile yıkanır, biraz yumuşamaya
bırakılır. Diğer taraftan ceviz dövülerek toz şekerler karıştırılır.
İncirlerin arası ikiye ayrılarak bu karışım doldurulur. Sonra düz bir kaba
istiflenerek üzerine erimiş yağ gezdirilir. Bir miktar da su ilave edilerek
incirler yumuşayıncaya kadar pişirilir. Soğuduktan sonra servis yapılır.

YARMA (DÖVME) PİLAVI
Malzeme : 1 kase yarma, biraz kuru fasulye veya nohut, isteğe bağlı
küçük doğranmış kuş başı et, tereyağı, çok az salça, tuz ve karabiber.
Yapılışı : Nohut veya kuru fasulyeyi haşlayıp kuşbaşı etleri pişirdikten
sonra çok az yağ ile soğanı kavurup sonra etini, salçasını, karabiberini ve
yarmayı yıkadıktan sonra yıkadıktan sonra nohut veya fasulyeyi ilave et.
Suyunu çeken kadar pişirip tereyağını eritip üzerine dökün.

EĞİN PİYAZI
Malzeme : 3'er adet salatalık ve soğan , 4'er adet sivribiber ve
domates, 300 gram süzme yoğurt, 150 gr çökelek peyniri, 1 çorba kaşığı
reyhan,tuz.
Yapılış : Domates, salatalık, soğan ve biberleri küçük küçük doğrayın
(İncecik kıyılmış gibi olmalıdır.) ve derin bir kaba alın. Üzerine çökelek
peyniri ve süzme yoğurdu ekleyin iyice karıştırın. Dilerseniz yıkanmış ve
suları alınmış marul yapraklarıyla süsleyip servis yapabilirsiniz...

KÖR DOLMA
Malzeme: Salamura, Asma Yaprağı,1 Baş Soğan, 100 gr. Kavurma, 1 su
bardağı yeşil mercimek
Yapılışı: Soğan
kavrulur, Kavurma ilave edilir, Salamura Asma Yaprakları ince ince kıyılır
kavurmaya ilave edilir, sulu yemek kıvamına gelmesi için biraz su ilave
edilir. Önceden haşlanmış yeşil mercimek, tuz, karabiber ilave edilip
pişirilir. Servis edilmeden önce biraz sirke ile tatlandırılır.

KUZU İÇİ
Karaciğer incecik kıyılıp, tuzlanarak yağda kavrulur. Kuru soğan
doğranır yağda öldürülür. Domates veya salça da ilave edilerek öldürülür.
Ciğer ilave edilir. İki ölçü su, 1 ölçü bulgur koyarak pilav yapılır. İçine
reyhan ve ciğer de konarak pilavı yapılır.

DOLDURMA KABURGA
İç Malzemesi : Yarım kilo pirinç veya bulgur, iki adet kuru soğan, l
avuç reyhan, tuz maydanoz, karabiber, hepsi birden çiğ olarak karıştırılır.
Etin içine doldurulur. Üzeri şiş ile birkaç yerinden delinerek içinin
pişmesi sağlanır.
Yapılışı : Koyunun boş yeri alınır. (Yağlı yeri tercih edilir) arası
açılır. İçine hazırlanmış içten konur. Etrafı iğne iplik ile dikilir.
Pişecek kadar su konur. Pişirilir, suyunu çektikten sona iki yana çevrilerek
kızartılır. Sonra servis tabağına alınarak iplikleri kesilir. Temizlenir,
kesilerek uygun şekilde servis yapılır. Arzu eden etini içine diderek öyle
de yiyebilir.

PIT PIT
Et suyu ile bulgurun ufağı birlikte pişirilir. Koyu bir kıvama gelince
ateşten indirilir. Tabaklara konur üzerine tereyağı gezdirilir.
Malzeme : Yarım kilo bulgur, 4-5 bardak su veya et suyu karışımı, biraz tuz,
125 gr. tereyağı.

KENGER YEMEĞİ
Malzeme : 1 dizi kenger, 250 gr. kavurma, 1 yemek kaşığı salça, 1-2
yemek kaşığı yağ, 1l su bardağı haşlanmış barbunya, 1-2 baş kuru soğan, tuz,
su.
İlkbaharda çıkan taze kengerler toplanarak iplere dizilir. Dikenleri
temizlenir. Kurutulmuş kenger kaynar suda 1-2 saat kadar bekletilerek iyice
yumuşatılır. Siyah yerleri ve dikenleri temizlenir. Bol soğuk suda yıkanır.
Kavurması daha önceden haşlanmış barbunyası ve kengeri de ilave edilerek
biraz da su konarak pişirilir.
Kenger Kavurması
Kengerler taze iken toplanır ve temizlenir. İyice haşlanır, diğer tarafta
bol soğan yağda öldürülür, içine 2-3 tane yumurta kırılır. Haşlanmış
kengerler de içine konarak pişirilir.

ERİŞTE ÇORBASI
Bir miktar tuzlu su kaynatılır, eriştesi atılır. Kırmızı biber, salça,
kavrulmuş kıyma, maydanoz hepsi birden ilave edilerek kaynatılır. (Ayrı bir
tencerede) Haşlanan erişte soğuk sudan geçirilerek süzülür. Kaynamakta olan
karışıma ilave edilir.
Eriştenin Yapılışı :
Un, yumurta ve tuzla su hepsi birlikte iyice yoğrulur. Ele yapışmayacak hale
gelince, hatta biraz da sertçe bir hamur yapılır. Yarım saat dinlendirilir.
Bol un serpilerek açılır. Baklava hamuru gibi olana kadar yalnız her
inceltilişte bol un serpilir, yoksa yapışır. 4'e 5'e katlanarak ince ince
kesilir. Temiz bir bez üzerinde arada bir karıştırmak sureti ile kurutulur.
Torbalara konur.

TARHANA ÇORBASI
Tarhananın
Yapılışı: 4 ölçü ayrana l ölçü aşlık
konarak devamlı karıştırmak suretiyle pişirilir. Tuzu konur, ağzı kapatılır,
l gün bekletilir. Ertesi günü temiz bir bez üzerine parça parça konarak
güneşte kurutulur.
Tarhana Çorbası: Bir miktar tarhana aşlık ile ıslatılır. Ayrı bir
kapta arzu edilirse soğan kavrularak salça ilave edilir. Sonra yumuşamış
tarhana ve aşlık daha önceden haşlanarak hazırlanmış nohut veya beyaz
fasulye de ilave edilerek tuzu ve suyu da konarak ateşe oturtulur. Arzuya
göre acı biber de konabilir daha leziz olur. Sık sık karıştırılarak dibinin
tutması önlenir. Koyulaştıkça su ilave edilir ve koyu bir çorba yapılır.
Üzerine kuru nane serpilir servis yapılır.

AŞLIK ÇORBASI
Malzemeler : 2 su bardağı aşlık, 5 su bardağı et suyu, l yemek kaşığı
yağ, l yemek kaşığı salça, domates, kırmızı biber, yeşil sivri biber, küçük
küçük doğranmış l avuç taze fasulye, l su bardağı börülce reyhan, tuz.
Yapılışı : Bütün bu malzemeler karıştırılır. (Yağ, salça, biber daha
önceden öldürülerek sokaraç yapılır) 2 taşım kaynatılır, l saat demlenmeye
bırakılır. Aşlıklar iyice açılana kadar tekrar pişirilir. Çorba kıvamında
olunca indirilir, sıcak servis yapılır.

YOĞURTLU ÇORBA
Malzemeler : Aşlık 500 gr. (4-5 bardak), 1-2 bardak fasulye veya
nohut, 1 kilo yoğurt (daha da bol olabilir), l avuç toz nane, tuz.
Yapılışı : Aşlık ve fasulye önceden iyice pişirilir. Demlenmeye
bırakılır, soğutulur. Sonra içine nane ve tuz konmuş yoğurda katılır,
karıştırılır. Çok koyu oldu ise yoğurt veya su ile inceltilir. Soğuk servis
yapılır. Düğünlerin aranılan çorbalarındandır.

BÖRÜLCELİ ÇORBA
Malzeme : Börülce, barbunya, reyhan, kıyma, taze fasulye, mercimek,
yağ, salça, tuz.
Yapılışı : Salça yağda ezilir. Fasulye küçük küçük doğranır. Diğer
malzemeler su konularak iyice pişirilir. Sonra reyhan ufalanır sıcak servis
yapılır.


Köy yaşantısı içinde en köklü geleneklerin
başında köy düğünü gelmektedir. Bu yazıda artık unutulmaya yüz tutmuş
geleneksel köy düğünü işlenmektedir. Yazını amacı köy düğününün aşamalarını
bütün gerçekliğiyle görsel ve işitsel unsurlar (resim, oyun havaları, video)
yardımıyla anlatmak ve analiz etmektir. Geleneksel köy düğünü içerisinde
yer alan belli başlı aşamalar şunlardır:
|
A. Düğün öncesi
1.
Görücülük (Kız – Oğlan Beğenme)
2.
Dünür
Gitme
3.
Söz kesme
4.
Şerbet
5.
Nişan
6.
Düğün okuntusu
7.
Çeyizin gitmesi ve sergilenmesi
B. Düğün
1.
Kına gecesi
a. Kız
kınası
2. Gelin
çıkartma
3. Nikah
4. Gerdek
C. Düğün sonrası
uygulamalar |
Geleneksel kesimlerde evlenme çağı veya
yaşı değişiklikler göstermektedir. Bazı yerlerde erkekler askerlik dönüşü 21
– 22 yaşları arasında evlenirken bazı yerlerde de 17 – 22 yaş arasında
evlenmektedirler. Kızlardaki evlenme çağı da bu yaşlara çok yakındır. Bizim
yöremizde ise erkekler genellikle asker dönüşünde kızlar ise 17 – 20
arasında evlenmektedir. Erkek ile kız arasında genellikle iki veya üç yaş
fark olur. Geleneksel görücü usulü ile evlenmede erkek tarafı daha fazla
insiyatife sahiptir. Çünkü genelde erkek tarafı gidip kız beğenir ve ister.
Kız ve Oğlan Beğenme
Evlenme çağına gelen delikanlı ve genç
kızlar ailesine evlenme isteğini çeşitli yollarla anlatırlar. Oğlan, evlenme
isteğini ilk önce ( varsa ) kız kardeşine yoksa annesine açar. Annesine:
“Anne sana bir yardımcı lazım, kaynana olacaksın!” gibi sözlerle bunu ifade
eder. Ayrıca evlenme isteğini dolaylı yollardan da gösterebilir. Mesela
yenmek üzere getirilen pilavın içine bir kaşığı dik şekilde bırakarak
sofradan kalkar. Bu hareketler sonucunda aile bir karara varır. Oğlanın
evlenmesinde aile tarafından bir sakınca görülürse bu ona genellikle annesi
aracılığıyla anlatılır. Sakıncalar arasında maddi durumlarının iyi olmaması,
gencin askerliğini yapıp yapmaması vb. gösterilebilir. (Köyümüzde erkek
çocukları genellikle askerliklerini yaptıktan sonra evlendirilir).
Geleneksel köy düğünü içinde ebeveynlerin
(anne ve baba) rolü büyüktür. Genç delikanlının; annesi veya kız kardeşi
aracılığıyla bir sevdiği olup olmadığı öğrenilir, eğer yoksa annesi gence
bir kız bulmaya çalışır. Buna görücü usulü evlilik denir.
Görücülüğün aslını, evlenecek erkeğin aile üyeleriyle, akraba ve
komşularından seçilen birkaç kadının daha önceden üzerinde durulan veya
tanıdıklarınca önerilen kızın evini ziyaret edip, hem kızı yakından
incelemeleri, hem de niyetlerini belli etmeleri oluşturmaktadır. Buna
‘kız bakma, görücü çıkma, dünür gezme’ adları verilmektedir.
Bunun yanında köyümüzde; düğünlerde, bayramlarda, toplu ziyaretlerde veya
köy içlerinde gençler birbirlerini görüp beğenebilirler.
Çevre köylerden birisinde uygun bir kız
bulununca; delikanlının büyükleri kızı görmeye gider. Kız evine gelen
dünürcüler hoş sohbet ile söze başlarlar. Kimi zaman kızı görmek için de kız
evine gidildiğinde çeşitli bahaneler uydurulur ( kayıp hayvan aramak gibi ).
Dünürcülerle birlikte genç delikanlı da kız evine gider. Buradaki amaç ona
kız beğendirmektir. Genç delikanlı ancak kendisine soru sorulduğu zaman
konuşur. Büyüklerinin yanında konuşmak uygun görülmez. Eğer kız ve
delikanlı birbirlerini bu ilk görmede beğenirlerse, bundan sonra iki taraf
da birbirleri hakkında daha fazla bilgi sahibi olmaya çalışır. Genellikle
ailenin yakınındaki dostları veya komşuları aracılığıyla karşı taraf
araştırılır. Bu araştırmalar sonucunda oğlan tarafı kızı beğenirse,
güvenilir bir elçi aracılığıyla kız tarafına haber gönderir. Eğer kız
tarafı da gelen bu elçiye olumlu bir cevap verirse kıza dünür ( kızı
istemeye gelmek ) gelinmesini isteyebilir. Aradan fazla zaman geçmeden kıza
dünür gidilir. Erkek tarafından dünür gidecek kişi özenle seçilir. Gidecek
kişinin kız tarafınca hatırı sayılır biri olması tercih edilir.
Ancak bazen kız tarafı naz yapmak için
dünürcüleri kabul etmez. Bir iki ziyaretten sonra kızın verilmemesi de
mümkündür. (Köyümüzde dünür gitmek genellikle üç kere olur.) Ancak kızın
verilip verilmeyeceği ilk gidilen dünürden sonra belli olur. Çünkü erkek
tarafının ilk gitmesinde kız tarafı güler yüzlü, şen bir şekilde davranır,
gelen misafirleri çok iyi bir şekilde ağırlarsa bu işin olacağı ortaya
çıkar. (Yöreye uygun olarak gelenlere, yün yastıklar verilerek rahat
oturmaları sağlanır, ayrıca büyük yün döşekleri serilir. Bu hareketler bu
işin zor olmayacağının belirtileridir.) Eğer kız köy içindense istemeye
akşam yemeğinden sonra gidilir, aksi taktirde öğlen gidilir.
Gidenler içinden önce bir sözcü seçilir. Bu
kişi, kız tarafında konuşulacak her şey için yetkilidir. Genelde de o
konuşur. Bu kişiye vekil veya kâhya denir. Kız istemeye gidildiğinde
öncelikle genel konular üzerinde biraz sohbet edilir. Daha sonra ise vekil,
sözü asıl meseleye getirir ve kimi zaman şu sözlerle isteğini dile getirir:
“Sebepsiz dost köyüne varılmaz, acıkmadan
aş yenilmez. Ziyaretimizin sebebi sizden bir gavumluk ( kavimlik )
ummaktır.”
Oğlan tarafı bu sözleri söyledikten sonra
susar, sıra kız tarafındadır. Eğer kız tarafının kararı olumsuzsa bunu direk
olarak: “Kısmetinizi başka yerde arayın!” gibi ifadelerle karşı tarafa
belirtir. “Bundan sonra da misafirlerimize her zaman kapımız açıktır”
denilerek ilişkilerin yine normal seyrinde devamı istenir. Ayrıca karar
olumsuzsa misafirlere ikramı kızın başka bir kardeşi yapar. Buna ek olarak
olumsuz kararın bir göstergesi olarak bazen kız evine gelen misafirlerin
ayakkabıları ters konulur. Ancak kız tarafının kararı olumlu ise erkek
tarafına: “Siz şimdi gidin, biz bu konuyu kendi aramızda konuşalım, size
haber veririz “ derler. Böylece dünür gitmenin ilk aşaması gerçekleşmiş
olur.
Aradan belli bir zaman geçtikten sonra
dünürcüler tarafından ikinci bir ziyaret olur kız evine. Erkek tarafı kız
evine haberci göndererek dünür geleceklerini bildirir. Bazen kız tarafı işi
biraz naza dökebilir ve oğlan tarafına: “Siz biraz daha gidip gelin” diye
bir tutum sergileyebilir. Bunun üzerine oğlan tarafı evden ayrılır. Bundan
sonra bir defa daha kız evi ziyaret edilir ( genellikle toplam üç defa ).
Son gidişte söz kesmek için dünürcü heybesine şeker vb. şeyler konur. Söz
kesmek için gerekli takılar alınır. Yine kız tarafına haber gönderilir. Bu
sefer kız evinde daha ılımlı bir hava vardır. Kız tarafının sözcüsü de
burada belli olur. “Çok geldik gittik, sizi rahatsız ettik: Allah’ın emri
Peygamber’in kavli ile kızınızı oğlumuza istiyoruz” derler. Bunun üzerine
kızın vekili ve babası, anasına bir soralım diyerek evin bir başka köşesine
çekilirler. Daha sonra da kızın fikri kızkardeşi veya annesi tarafından
öğrenilir. Kızın gönlü varsa, “gönlüm var beni verin” veya “annem babam
bilir, onlar ne derse o olur” der. Eğer istemiyorsa yüksek sesle
istemediğini belirtir. Kız tarafı, dünürcülerin yanına dönerek kararı
bildirir. Eğer karar olumsuzsa “kızımız evlenmeyi düşünmüyor, kısmetinizi
başka yerde arayın” der. Cevap olumluysa, “Allah hayırlı uğurlu etsin” gibi
bir ifadeyle oğlan tarafına karar bildirilir. Bunun üzerine taraflar
birbirlerini kutlarlar.

Söz Kesme:
Kız isteme işi olumlu sonuçlandıktan sonra
sıra söz kesmeye gelir. Dünürcülük ile anlaşan aileler bu birlikteliği daha
çok kişinin huzurunda tekrarlamak isterler. Buna söz kesme
denir. Bundan sonra oğlan tarafınca şerbet hazırlanır. Şerbetin çok tatlı
olmasına dikkat edilir. Çünkü böyle olursa yeni kurulacak ailenin daha mutlu
olacağına inanılır. Ayrıca şerbetin herkese sunulmasına da dikkat edilir.
Şerbetten sonra herkes, özellikle oğlan tarafının katkılarıyla hazırlanan
sofraya buyur edilir.
Söz olayının üstünden belli bir zaman
geçtikten sonra oğlan tarafı kız evine gider ve bundan sonraki süreçte
neyin, nasıl ve ne zaman yapılacağı kararlaştırılır. Bu ziyarette kız
tarafının bir şey isteyip istemediği, düğünde takılacak takılar ve nişan
yapılıp yapılmayacağı öğrenilir.
Nişan:
Nişan yapılacaksa nişanın masraflarının
çoğunu kız tarafı karşılar, ancak kız tarafı masrafları oğlan tarafı
karşılayacak derse mecburen oğlan tarafı bunu kabul eder. Nişan için
hazırlıklar yapılır. Nişandan birkaç gün önce oğlan tarafınca kız alışverişe
götürülür. Kızın bütün ihtiyaçları ve nişan yüzüğü alınır. Kızın yakın
akrabalarına halayet (hediye) alınır. Kız tarafından da oğlan tarafına
genelde nişan yüzüğü alınır. Nişan günü gelen misafirlere yemek ikram edilir
ve genellikle davullu zurnalı eğlenceler düzenlenir. Bu amaçla birkaç gün
önceden yufka hazırlanır ve koyun/sığır kesilir.
Nişandan sonra kız ve oğlan ağır
yükümlülük altına girmişlerdir. Nişanlı oğlan kız evine sürekli gidip
gelemez. Nişanlılık süresinde kesin bir kural yoktur. Bu süre her iki
tarafın anlaşmasına bağlıdır. Nişanlıların birbirleri ile görüşmeleri
kentlerde olağan karşılanırken, geleneksel kesimde aile üyelerinin izinleri
veya yanlarında bulunmaları ile gerçekleşmektedir.
Evlilik zamanı gelinceye kadar, geçen bayramlarda, oğlan ve kız birbirine
hediyeler götürür.
Bundan sonra düğün hazırlıkları hızla devam
eder. Düğüne yaklaşık bir hafta kala kız üstü görülür. Kız alışverişe
götürülür ( genellikle ilçeye gidilir ) ve bütün ihtiyaçları karşılanır.
Masrafların tamamı oğlan tarafınca karşılanır. Yine, kınaya götürülmek için,
kuruyemiş vb şeyler alınır. Ayrıca kızın yakın akrabalarına hediyeler
alınır. Bunun yanında o gün içinde resmi nikah da kıyılır.

Fotoğraf: Geleneksel elbiseler giymiş gelin
Kız üstü giydirmek ( elbise giydirmek ):
Bu gelenek; genelde düğünden bir hafta
önceki Cuma günü gerçekleştirilir. Oğlanın annesi, bacısı ve yakın
akrabaları, yaklaşık altı yedi kişilik bir bayan grubu, kızın evine gider.
Kız evi bu gelenlerden haberdardır. Gelenler için yemekler hazırlanır ve
misafirlere ikram edilir. Sıra kızın üstünü giydirmeye gelir. Kızın ablası
veya yakınlarından bir bayan kızın yüzünü renkli, pullu puşu ile örtükten
sonra maniler söyleyerek kızı gurubun ortasına getirir. Burada kıza alınan
elbiseler kızın yanındaki bayana verilerek bir başka odada kızın elbiseleri
giymesi istenir. Köyde elbise yerine üç peş denilen giysi giydirilir.
Bu elbisenin giydirilmesiyle üst giydirme işlemi bitmiş olur. Bu etkinlikte
kadınlar kendi aralarında eğlenirler.
Fotoğraf: Tamamı yün iplikten yapılmış,
geleneksel düğünlerde bele bağlanan kuşak
Kızı eve çağırma ( Davet etme )
Üstü giydirilen kız düğüne
kadar köydeki komşuları tarafından yemeğe davet edilir. Yemeğe gidilen
evlerde herkes kendi durumuna göre kıza hediyeler verir. (çorap, yazma,
küçük ev aletleri vb.) Bütün bunların yanında düğün hazırlıkları da devam
etmektedir. Oğlan ve kız evinde düğünden bir iki gün önce düğün yufkası
açılır.
Köyümüzde eskiden uygulanan
ancak şimdi pek görülmeyen bir gelenek de köyün yasını almak
ve bunun yanında da okuyuntu
dağıtmaktır. ( Bunun yerini günümüzde düğün kartı almıştır ) Oğlanın babası
yoksa en yakın akrabalardan biri yanına bir kişi alarak düğünden bir gün
önce köyün yasını alır. Bu kişilerden birinde heybe vardır. Heybenin bir
gözünde halayet ( hediye ) vardır. Hediyeler genelde: elbiselik, gömlek,
çorap, el havlusu vb. olur. Heybenin diğer gözünde ise kınalı şeker olur.
Köyde gezilerek oğlanın yakın akrabalarına bu hediyeler dağıtılır ve köylü
düğüne davet edilir. Gidilen evlerde kınalı şeker dağıtılır. Ayrıca yakın
bir zamanda cenazesi olan komşuya da baş sağlığı dilenerek yası alınmış
olur.
Fotoğraf: Düğün izleyen kadınlar
Düğün başlamadan, düğün kahyası ( düğün
sorumlusu ) belirlenir. Düğün kahyası hatırı sayılı ve ağzı laf yapan bir
kişiden seçilir. Çünkü düğünü başından sonuna kadar o idare edecektir.
Bayanlardan ise baş düğüşü seçilir. Baş düğüşü ise düğün bitene kadar
gelinin tüm sorunlarıyla ilgilenir ve onun yanından hiç ayrılmaz. Bir de
bayraktar
seçimi vardır. Bu kişi de düğün boyunca bayraktan sorumludur. Bayraktar,
düğün alayı kız evine giderken ve gelin getirilirken bayrağı bırakmaz ve
sorumluluğunu üstlenir. Bayrağı kaptırmaması en önemli görevidir.
Fotoğraf: Düğündeki halk oyunundan bir
kesit
Düğün:
Bütün bu hazırlıklardan sonra düğün, oğlan
evinde başlar. Köy düğünü, sabah güneşin doğmasından sonra bayrağın evin en
yüksek bir yerine asılmasıyla başlar, bu bayrak düğün bitene kadar buradan
indirilmez. Kız evine giderken başka bir bayrakla gidilir. Düğünlerimizde
genellikle oyun havaları zurna ve davulla çalınır. Ayrıca sazın bulunduğu
ortamlar da yok değildir. Oynanan bütün oyunlar genellikle bu iki müzik
aletiyle birlikte olur
DÜĞÜNLER-KINA GECELERİ-AĞITLAR-MANİLER
AĞITLAR
Melikşerif düzünü,
Çiçek almış yüzünü
Gidek gelin getirek,
İsak Bey’in kızını.
Oy yandım, yandım gelin,
Aç koynun, dondum gelin
Şemil karakuş oldu,
Aldı dereye daldı,
Ağlama Zeynep Bacı
Çeyizin bana kaldı.
Oy yandım, yandım gelin,
Aç koynun, dondum gelin
Küleği alamadım,
Koyunu sağamadım,
Deli Şamil gelende
Çemberi çalamadım.
Oy niye, niye, niye,
Öldüm yar diye diye,
Görücüler düzüldü,
Zeynep Hanım süzüldü,
Süzülme Zeynep Hanım,
Atlıların düzüldü.
Oy niye, niye, niye,
Öldüm yar diye diye,
Gömüsüler ekili,
Dursun Bey kız vekili,
Dursun Bey, olma vekil,
Seni korlar dikili.
Oy yandım, yandım gelin,
Aç koynun, dondum gelin.
Düz Halay
Gelin Ağlatma
Gelin Çıkartma
Halay
Hoşbilezik
Misafir Karşılama
Semah
Üç
Ayak